• info@asyahastanesi.com
  • +90 212 537 16 16 / 444 5 565

Asya Hastanesi

14 Gün Kuralı

Coronavirüs ve covid-19 ile ilgili olarak DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR, YANLIŞ BİLİNEN DOĞRULAR


İlk önce CORONA NEDİR, NE DEĞİLDİR? onu belirtmek gerek. Her gün karşılaştığımız ve çoğunlukla da etkilenmiş olduğumuz hastalık yapıcı mikropları göz önünde bulundurduğumuzda kabaca iki sınıf belirleyebiliriz. Virüsler ve bakteriler. Virüsler kabaca antibiyotiklerin hiçbir işe yaramadığı hastalıkları oluşturanlar, bakterilerse büyük oranda antibiyotiklerle iyileştirilebilen ya da kontrol altına alınabilen sınıfı oluşturuyor. Virüs ile olan hastalıkların çoğunu ise grip ya da grip benzeri mikroplar meydana getiriyor ki Coronavirüs te grip ‘in alt sınıflarında birisini meydana getiren SARS alt tipinin diğer bir alttipi.

Coronavirüs adı üstünde viral bir enfeksiyon yani antibiyotiklerin iyileştiriciliği olmayan bir enfeksiyon meydana getiriyor. Yani herhangi bir ilaçla bu mikrobu öldüremiyoruz ya da kontrol altına alamıyoruz. Virüsün asıl etkili olan merkezi kısmı sizin vücudunuzu oluşturan hücrelerin içine giren ufak bir genetik materyal içeriyor. Dış kısmında ise vücuda yapışması için gerekli olan ve de virüsü dış etmenlerden koruyan yağlı bir zarf tabaka mevcut.

CORONA VİRÜS ÖLDÜRÜR MÜ? Öldürücülüğü var mıdır? Evet, birçok farklı kaynaktan da daha önceden belki yüzlerce defa dinlemiş olduğunuz gibi virüsün öldürücülüğü vardır. Şimdi doğru bilinen yanlışlardan birisini anlatmak gerek. Corona virüsle enfekte olan herkes büyük oranlarda ölüm riski altındadır? Yanlış bilgi. Virüsün öldürücülüğü yaş gruplarına ve de kişilerin hali hazırda herhangi bir sürekli risk addedecek kronik (daimi) hastalıklarının olup olmamasına bağlı olarak bu oran önemli miktarlarda değişkenlik gösteriyor. Virüsün öldürücülüğü risk gruplarında daha yüksek olduğu için asında toplam nüfusa göre yine düşük olmasına karşın normal grip mikrobuna göre daha yüksek oranlarda oluyor. SARS alttipi olduğunu zaten belirtmiştik. SARS çok daha öldürücü bir virüs, göreceli olarak Corona ise SARS'a göre öldürücülük olarak çok daha düşük bir öldürücülüğe sahip. Başlık size korkutucu gelmesin çünkü bildiğimiz düz grip (tıptaki ismiyle İnflüanza) ile karşılaştırıldığında relatif (göreceli) olarak oran daha yüksek. Ancak gerçek anlamda korkutucu özelliği olan sars yada mers virüslerine göre çok daha düşük bir öldürücülük oranına sahip.


CORONA VİRÜS EN SIK ÖKSÜRÜK VE HAPŞIRIK SONRASINDA HAVAYA YAYILAN DAMLACIKLAR YOLUYLA MI GEÇER??
Doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi de bu. Evet, damlacık yoluyla hastalık nefes yoluyla geçiş sağlıyor ancak bu bulaş toplam bulaşa göre yine göreceli olarak düşük oranda. %20'de yani. Geri kalan %80 ise daha farklı bir yolla geçiyor. Bir kişi hapşırdığında ya da öksürdüğünde havada aynı oda spreyleri kullanıldığında havada kalan damlacıklar gibi damlacıklar mikron düzeyinde bir süre kalıyor. Bu süre 2 ile 4 saat arasında. Eğer hava akımının olduğu bir yerde olunursa anında risk kayboluyor. Virüsün dış zarf yapısı transparan (şeffaf) olduğundan dolayı da güneşin etkisi sonrasında direk uv ışınlarına maruz kalır kalmaz anında bozuluyor ve etkisini yitiriyor. Bu askıda kalan parçacıklar 4 saatin sonrasında yerçekimi etkisiyle çöküyor ve artık kişi nereye öksürüp hapşırdıysa oraya yapışıyor. Dış zarfın yağlı bir yapısı olduğunu zaten söylemiştik. Yağlı cisimleri ellediğinizde yapışkan bir hal aldığını biliyoruz. Aynı bu şekilde bu yağlı olan zarf çöktüğü yere yapışıp kalıyor ve 24 saat boyunca da canlılığını koruyor. (herhangi bir dezenfektana maruz kalmadıysa tabi ki) Peki nereye çöküyor bu damlacıklar? Masa üstlerine, mouse, klavye, sandalyeler vs her yere. Sonra bir kişi masa üstüne yada diğer yerlere ellerini sürdüğünde direk olarak ellere yapışıyor. Sonra bu kişi bu ellerle kapı kolunu tutuyor buraya bulaşıyor vs. Nereye elini sürerse oraya bulaştırıyor. Ve de farkında olmadan bir çok kişi ellerini yüzüne ve de gözlerinin kenarına sürüyor. Sürdüğü anda enfekte. Direk bulaşı sağlanıyor. Başka yere dokundu sonra başkası dokundu ve de o da yüzüne dokundu direk enfekte. Yani asıl bulaş çok büyük oranda eller yoluyla meydana geliyor.


VÜCUT DIŞINDA VİRÜSÜN YOKEDİLMESİ MÜMKÜN MÜ PEKİ NASIL?

Alkol bazlı kolonyalar ve de el antiseptiklerinin virüs üzerine öldürücü etkisi olmasına karşın en güçlü dezenfeksiyonu sağlayan şeyse (bir yanlış bilinen doğru daha) bildiğimiz düz sabun ve su ile oluyor. Yağlı cisimlerden nasıl kurtuluyoruz? Sabun değil mi? İşte bu düz sabun virüsün dış yağlı zarfını saniyesinde parçalıyor. En ucuz ve en etkin yöntem işte bu. Bunu aynı zamanda fiyatı i artmış olan kolonyalara tonla para vermeyesiniz diye de söylüyoruz. Masalara dokunduktan sonra el sırtıyla gözlerinizi ovuşturmanız ve dirseklerinizle kapıları açmanız ya da basitçe peçete kullanmanız daha mantıklı olacaktır.


KULLANILAN MASKELERİN FAYDASI VAR MI?
Evet, hem var hem de yok. Bu nasıl oluyor? Çok kişinin kullandığı maskelere bakın. Tek katmanlı maskeleri koruyucu olarak kullanıyorlar. Tek katmanlı maskelerin koruyuculuğu çoğunlukla %20'lerde kalıyor. 3 katmanlı N95 maskelerde bu oran %90'lara çıkıyor. Yani sizin kullandığınız maskeler neredeyse bir işe yaramıyor. N95 maskelerin etkin koruma süreleriyse 8 saati aşmıyor. Üstüne üstelik nemli kaldığından bu sefer de kendileri patojen yani hastalık yapıcı bakteriler için bir rezervuar oluşturuyor ve de yağmurdan korunurken doluya tutulmuş oluyorsunuz.

PEKİ NE YAPACAĞIZ?

Madem maskeler korumuyor bu maske çılgınlığı neden? Çünkü maskeler sağlıklı kişilerin virüsten korunmasını sağlamak için değil, aynı ameliyathanelerde olduğu gibi hasta kişilerin sağlıklı kişilere öksürük hapşırıkla etrafa aerosol damlacık etkisi yaratmasını engellemek için daha çok kullanılıyor. Sonuç; tabi eğer çok riskli bir bölgede hastaların arasında kalıyorsanız olabilecek maksimum korumayı sağlamak için maske kullanmak mantıklı olabilir


Maske yerine güvenli mesafe koruyabilir ve de ellerinizi sadece sabun ve suyla düzenli olarak yıkayabilirsiniz. Kapı kollarını özellikle de tuvalet kapılarını sensörlü değillerse tabi peçeteyle yada dirsekle açabilirsiniz. Bu mesafe kabaca 2 metre civarında. 50 cm'nin altında ise enfekte olma riskiniz çok yükseliyor.

 

Bu kategoriden diğerleri: « HPV Testinin Pozitif Çıkması

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.